KERS Nedir, Ne Degildir?

Ingilizcesi "Kinetic Energy Recovery System (KERS)" mekanizmasinin bas harflerinden olusan bu sisteme turkcede Kinetik Enerji Geri Donusum Sistemi (KEGDS) diyebiliriz. Temel amaci hareket halindeki aracin frenleme esnasinda kaybolan kinetik enerjisini geri kullanabilmek icin uretilen bir otomotiv sistemidir. Bu enerji frenleme esnasinda mekanik enerji olarak bir volan (volan nedir merak edenler buradan buyursun) veya elektrik enerjisi olarak bir pil icine depolanarak daha sonra kullanilmaya hazir halde saklanir. Ilk test calismalarina 2008'de baslayan Formula 1 takimlari daha sonra cok cesitli tekniklerle bu iki temel prensip uzerinde calismalar yaptilar.  


Frenleme ile pilin doldurulmasi
KERS butonuna basarak ekstra guc alinmasi  


KERS ilk olarak Formula 1 2009 Sezonunda kullanilmaya baslandi ama Formula 1 2010 Sezonunda kullanimindan vaz gecilirken, gecen sezon tekrar daha da yaygin bir sekilde kullanilmaya baslandi, 12 takimdan 9'unda KERS aktif olarak kullanildi. 2009'da sadece dort takim KERS kullanmisti o da sadece belli yarislarda... Sistemin henuz oturmamasinin baslica sebepleri arasinda ekstradan getirdigi 25 kiloluk agirlikgi ve ayni zamanda olmasi veya olmamasi durumunda bu agirligin F1 aracinin dengesine etkisini  sayabiliriz. Bir diger neden olarak da, sistemin kendi ozunde karmasik olmasina ek olarak FIA'nin kati kurallari ile daha da karmasik hale gelmesi takimlarin bu konu icin zaman ve para harcamalarina isteksiz bakmalarini sayabiliriz. Ama sagladigi katkinin zamanla oturmasi ile daha fazla takim daha sik olarak sistemi kullanmaya basladi. Ilk KERS'li arac ile gelen zafer Hugaring - Macaristan GP'sinde Mclaren pilotu Lewis Hamilton tarafindan geldi. Ayni yil Kimi Raikkonen de Belcika GP'sini Fisichella'nin onunde kazanirken, Fisichella "Aslinda ben daha hizliydim ama Kimi, KERS sayesinde beni gecebildi" seklinde bir aciklama ile KERS'in yavas yavas yaris kazanmak icin gerekli ve onemli bir sistem haline geldigini belirtmis oldu. Neyse sozu Mark Webber'e birakalim da anlatsin



Suana kadar KERS ile ilgili bir calisip bir calismamasi, yari yolda bozulmasi, otomobilin dengesini bozmasi, kalkista istenilen performansi vermemesi gibi cok degerli saniye kayiplari haricinde tehlikeli sayilabilecek sadece iki olay yasandi. Bunlarin ilki Redbull'un ilk denemelerinde elektirik enerji depolamak icin kullanilan pilin arizalanmasi uzerine yangin riskinden dolayi tum takimin binayi bosaltmasiydi. Digeri ise KERS sistemini test eden BMW Sauber mekaniklerinden birisinin Christian Klien'i arabasina dokunmasi ile kendisini elektrik carpmasi oldu. 

Binek Otomobillerde KERS
KERS'in halen daha binek otomobiller icin gelistirilmesinin devam ettigini soylemekte yarar var, henuz stabil ve her aracta kullanilabilen verimli bir yapiya gecilemedi. Mclaren Mercedes, Toyota, Porsche ve Mazda firmalari bu konuda ciddi yatirim ve calismalar yapmaktalar. Ozellikle Mazda bu sene acikladigi i-ELOOP (temelinde KERS diyebilecegimiz mekanizma) ile, otomatik start - stop sistemi olan i-Stop'u  beraber kullanarak %10 oraninda bir benzin tasarrufunda bulundugunu iddia etti.

Ben motor uzmaniyim cok daha fazla teknik bilgiye ihtiyacim var derseniz sizi isin uzmanina gonderiyorum.

Buz Adam Geri Geldi

Kimi Raikkonen Formula 1 2012 Sezonunda Lotus Renault takimi ile tekrar Formula 1 psitlerine donecegini resmi olarak duyurdu. Artik onsuz yarislarin o kadar da zevkli olmayacagini belirttigim ve 2011 sezonunda geri donecegini umit ettigim yazimdan tam iki yil sonra bu sefer geri dondugunu yaziyorum.

Lotus Renault Pilotu Kimi Raikkonen 
2009 Sezonu sonunda Ferrari'den olayli bir sekilde ayrildiktan sonra, ozellikle 2011 Sezonu boyunca ismi Williams takimi ile sikca anilmasti ama bir turlu gerceklesmemisti. Renault'un beyni Eric Boulier sezonun son yarisinda artik resmi olarak Lotus ismini alacak olan takimin pilot kadrosu aday listesinde Kimi'nin de olacagini soylemesi ile artik herseyin belli oldugu sezonda bomba etkisi yaratti.

Geri donusu ile ilgili Kimi "Iki yillik aradan sonra Formula 1'e geri dondugum icin cok mutluyum ve bana bu firsati veren Lotus Renault GP'ye minnettarim. Dunya Ralli Sampiyonasi benim kariyerimde yararli bir sahne oldu ama F1'e olan acligim her gecen gun arttigini da itiraf etmem lazim" dedi. Tum (ingilizce) roportajini buradan izleyebilirsiniz:

Raikkonen'in donusu farkli bir rekor anlamina geliyor. Tam alti dunya sampiyonu ayni anda birbirleriyle yarisacaklar Sebastian Vettel, Jenson Button, Lewis Hamilton, Kimi Raikkonen, Fernando Alonso ve Michael Schumacher.

Daha yarislara var ama simdiden heyecanlanmaya basladim bile, Buzadam'in yeni Pirelli lastikleri, KERS ve DRS ile nasil basa cikacagini izlemek doyumsuz olacak gibi...

Formula 1 - 2011 Sezon Ozeti - 2

Gecen yazimda basladigim Formula 1 2011 Sezonunun ozetine bu yazimda sezonun ikinci yarisi ve sezon sonu genel degerlendirmesi ile devam ediyorum.


Macaristan 2011 - 200. Yarista 11. Zafer
Sezonun ilk yarisinda Vettel'in hizi biraz kesilmisti. Formula 1 sezon tatili de diyebilecegimiz uc haftalik aradan onceki son yaris olan Macaristan yarisinin, Button icin ozel bir anlami vardi, kariyerinin tam 200. Formula 1 yarisina cikiyordu. Yarisin islak/kuru bir yaris olmasi, sezgilerini iyi kullanabilen Button  icin baska bir zafer olarak yerini aldi. Boylelikle Mclaren'in ikinci pilotlugundan, ana pilotluga yukselmenin disinda Vettel'in karsisinda sampiyonluk sansi olan (matematiksel konusmuyorum) tek pilot olarak sezona devam ediyordu. 

Fakat tatil sonrasi, Belcika, Italya ve Singapur yarislarini pek de zorlanmadan kazanan Vettel, daha 5 yaris olmasina ragmen neredeyse sampiyonlugunu ilan etmisti. Singapur yarisinda isine comak sokan yarista ikinci gelen Button, sampiyonlugu bir yaris (iki hafta) daha ertelemisti.


Japonya 2011 - Tarihin en genc cifte dunya sampiyonu
Japonya'da da yarisi Button kazandi, ikinci Alonso oldu ama gozler tabiki ucuncu olan Vettel'deydi cunku bu podyumla Vettel ikinci sampiyonluguna kavusmustu. Tarihin en genc sampiyonlugu unvanina birde tarihin en genc cifte dunya sampiyonu olan en genc pilot unvanini da eklemeyi basardi. Sonraki yarislarda da hiz kesmeyen Redbull takimlar sampiyonluguna rahat bir sekilde ulasti. Redbull da gecen seneki basarisini sezonu cok daha fazla domine ederek tekrarlamayi basardi. Vettel'in kalan yarislardaki motivasyonu Nigel Mansell'in bir sezonda 14 pol pozisyon rekorunu kirabilmekti. Ve bu emeline de son yaris Brezilya'da F1 2011 Sezonunda 15. pol pozisyonunu aldiginda kirarak ulasmis oldu. Gerci yarisi -sozum ona- vites kutusu problemi yuzunden Webber'in ardindan ikinci olarak bitirdi. Webber de gecen sezon Hugaroring'ten beri ilk defa bir yaris kazanmis oldu.

Tekrardan tum tebrikler Sebastian Vettel ve Redbull Takimina giderken, Adrian Newey ve ekibine de ayri bir hayranlik duymamak elde degil, RB6'dan sonra RB7 ile de kalitelerini resmen gostermis oldular.

Tum bu ozetin ardindan kendimce yaptigim en iyi pilot degerlendirmesi:

1. Sebastian Vettel - Sampiyon zaten, baska kim bir numara olacakti ki? Tamam altindaki RB7 rakiplerine gore cok iyi ama, bir sezonu, son 10 yilda, (Schumacher'den beri) bu kadar domine eden baska kimse olmadi.

2. Jenson Button - Vettel'e kafa tutan tek kisi ve istikrari ile resmen Mclaren'in birinci pilotlugunu alninin teri ile elde etti. Pirelli lastiklerinin karakteristiginin, Button'in surus teknigine de uygun olmasi bu sonuca ulasmasini sagladi.

3. Fernando Alonso - Ferrari bazi otoritelere gore tarihinin en kotu arabasi ile yarisirken bile Alonso sayesinde podyumlar ve bir de zafer kazandi. Kotu arabayla iyi sonuclar kazabilmek ancak iyi pilotlara nasip olur. Yani 150 Italia  bu puanlari hak etmedi, onu bir - iki tik oteye tasiyan Alonso oldu.

4. Heikki Kovalainen - Lotus'un yeni takimlar arasindan siyrilmasinin bas mimarlarindan diyebiliriz. Ayrica KERS'i olmayan araciyla kimi yarislarda -puan alamasa da- Toro Rosso, Sauber ve Williams araclarini geride birakmayi basardi. Aracin normal potansiyelinin uzerinde kullandi.


En iyi pilot listesi olur da, en kotusu olmaz mi:

1. Felipe Massa - Tamam araba cok iyi degildi ama Massa vasatin cok altinda performans gosterdi. F1 2012 Sezonu icin hala Ferrari ikinci pilotu ama bu performans ile 2012 sezonunu tamamlayamayabilir. Demedi demeyin sonra...

2. Mark Webber - Altinda inanilmaz hizli bir araba ile sadece tek bir -bana gore saibeli- yaris birinciligi ile sezonu bitirmesi ve resmen Vettel'e karsi ezilmesini bu secimimde yeterli neden olarak goruyorum. 

3. Lewis Hamilton - Basi beladan ve Massa'dan kurtulamadi, ozel hayati surusunu etkiledi, gereksiz hirsi acemi hatalara neden oldu. Sanki Hamilton bu sezona hic hazir olamadi gibi... Fakat bana gore Hamilton'i yukaridaki kotulerden ayiran durumu; "o sadece bu sezon icin kotuydu, gelecek icin umidi var".

4. Jarno Turili - Tecrubesinden bekledigim olgunluk ve kalitede degildi. Puanlar almasini beklemiyordum ama en azindan Kovalainen'i zorlamasini beklemek cok hakli bir istekti ama olmadi.

Evet tum bu anlattiklarimin ardindan Formula 1 2011 Sezonuna ait son noktayi BBC'nin bu guzel videosu ile veriyorum, iyi seyirler efendim, gelecek sezon haberlerinde gorusmek uzere...


Formula 1 - 2011 Sezon Ozeti - 1


Sezon ozetini iki yazida ele almayi dusunuyorum. Sezonu ilk yarisini ve sezon oncesi hazirliklarini bu yazimda, sezonun son yarisini ve sezon sonu genel degerlendirmesine ise bir sonraki yazimda buradan ulasabilirsiniz.



Evet 2011 sezonu bazi radikal kural ve yapi degisiklikleri ile basladi. KERS (Kinetic Energy Recovery System) geri geldi, lastik saglayici firma Bridgestone'dan Pirelli'ye aktarildi (hatta bu lastikler Izmit'te uretiliyor), DRS (Drag Reduction System) sistemi geldi vs... Bunlar sayesinde de cok guzel bir sezon gecirmenin yaninda bir cok rekorun da yenileri ile kirilmasina sahit olduk, ozellikle yaris icindeki gecis sayilari bir kac defa kirildi, hatta suan rekor Istanbul Grand Prisinde...

Pirelli 2011 Latik Takimi

Takimlar bu yeni kural ve lastik degisikliklerine ayak uydurabilmek icin ellerinden geleni yaparken, bir yandan da cift katmanli difuzor ve F kanalinin kaldirilmasi degisikliklerini dizaynlarina ekleyerek gecirdiler sezon oncesi kisitli hazirlik zamanlarini. Ozellikle difuzor degisikliginden sonra yere basma kuvvetini artirabilmek icin eksozdan beslenen bir difuzor mekanizmasini deneyen iki takim vardi: Mclaren ve Redbull. MP4-26'nin mekanizmasi karmasik ve surusu ciddi anlamda zorlastirirken, RB7'ye ise neredeyse mukemmel bir sistem gelistirmisti Adrian Newey sayesinde. Bu arada Renault ise R31 icin onden patlamali cok yenilikci bir yaklasim gelistirme cabasindaydi, sezon boyunca Renault'lardan cok degisik sesler duymamizin bir sebebi de buydu.

Pilot degisikliklerine cok girmeyecegim ama su var ki, arkasinda bir sekilde ekonomik gucu olan pilotlar yavas yavas takimlarda koltuk bulmaya basladilar. Bu onlarin basarali veya basarisiz oldugunu gostermekten ziyade sporun finansal olarak nasil etkilendigini gostermektedir.


Istanbul 2011 - Tarihin en cok gecis yapilan yarisi

Bahreyn ile baslamasi planlanan sezon, arap ulkelerindeki olagan disi olaylar yuzunden bir sonraki yaris olan Melbourne ile basladi. Ilk alti yarisin besini kazanan Vettel RB7'si ile resmen kaldigi yerden, daha da iyi bir sekilde devam etti diyebiliriz. Bu zaman zarfinda anlasildi ki, sezona gercekten hazir gelen Redbull, Mclaren ve Renault aldiklari podyumlarla gostermis oldular. Ozellikle Ferrari bu ilk surecte sadece iki podyum almasi buyuk hayal kirikligi yaratti. Ayni zamanda Pirelli lastiklerinin, KERS ve DRS ile birlesmesi sonucu bu sezon ciddi anlamda gecis gorecegimizi anlamis olduk. Kisaca Alonso'nun F1 2010 Sezonunun son yarisinda yasadigi gibi sikintilarin artik bir anlamda geride kaldigini gormus olduk. 


Kanada 2011 - Tarihin en uzun yarisi

Bu ilk kisimdan neredeyse maksimum puanla ayrilan -sadece tek bir yarista Hamilton'a gecilen- Vettel'e karsi, Formula 1 izleyicileri arasinda bir antipati olusmaya baslamistiki, sahneye tarihin en uzun yarisini iki kere  en sonlara dusmesine ragmen yarisi kazanan Button cikti. Ve bu ikinci kisimdaki yarislarla beraber tum sezon surecek olan Hamilton - Massa kavgalarina/kazalarina/atismalarina baslamis olduk. Ve Hamilton'in bize Ali G'yi hatirlatan o unlu aciklamasi geldi: "Butun bunlar zenci oldugum icin mi?", tabii sonra ozur diledi ama Hamilton'in sezon icinde kotuye gidiside tetiklenmis oldu bir kere. Daha sonrasinda yine yaris galibiyetleri oldu ama hemen her yaris Massa ile bir olayi oldu diyebiliriz. Bu ikinci ceyrek yarislarinda adindan bahsetmemiz gereken Alonso var tabiki, Ferrari'nin rakiplerine oranla bir adim geride oldugu cok belli olmasina ragmen Silverstone'u kazanmasi bence Ferrari'den cok Alonso'nun basarisidir.

Sezonun ilk yarisinin sonunda Vettel hala en guclu aday olmasina ragmen, ilk alti yarisina oranla hizi biraz olsun kesilmis ve 2010 Sezonuna benzer cok cekismeli bir sezon icin yeniden umitlenmeye baslamistik ki...

Hikayenin gerisine bir sonraki yazimda devam edecegim bu yazimda devam ediyorum.


 

Formula 1 © 2009. Hakan Saglam