Formula 1 - 2011 Sezon Ozeti - 1


Sezon ozetini iki yazida ele almayi dusunuyorum. Sezonu ilk yarisini ve sezon oncesi hazirliklarini bu yazimda, sezonun son yarisini ve sezon sonu genel degerlendirmesine ise bir sonraki yazimda buradan ulasabilirsiniz.



Evet 2011 sezonu bazi radikal kural ve yapi degisiklikleri ile basladi. KERS (Kinetic Energy Recovery System) geri geldi, lastik saglayici firma Bridgestone'dan Pirelli'ye aktarildi (hatta bu lastikler Izmit'te uretiliyor), DRS (Drag Reduction System) sistemi geldi vs... Bunlar sayesinde de cok guzel bir sezon gecirmenin yaninda bir cok rekorun da yenileri ile kirilmasina sahit olduk, ozellikle yaris icindeki gecis sayilari bir kac defa kirildi, hatta suan rekor Istanbul Grand Prisinde...

Pirelli 2011 Latik Takimi

Takimlar bu yeni kural ve lastik degisikliklerine ayak uydurabilmek icin ellerinden geleni yaparken, bir yandan da cift katmanli difuzor ve F kanalinin kaldirilmasi degisikliklerini dizaynlarina ekleyerek gecirdiler sezon oncesi kisitli hazirlik zamanlarini. Ozellikle difuzor degisikliginden sonra yere basma kuvvetini artirabilmek icin eksozdan beslenen bir difuzor mekanizmasini deneyen iki takim vardi: Mclaren ve Redbull. MP4-26'nin mekanizmasi karmasik ve surusu ciddi anlamda zorlastirirken, RB7'ye ise neredeyse mukemmel bir sistem gelistirmisti Adrian Newey sayesinde. Bu arada Renault ise R31 icin onden patlamali cok yenilikci bir yaklasim gelistirme cabasindaydi, sezon boyunca Renault'lardan cok degisik sesler duymamizin bir sebebi de buydu.

Pilot degisikliklerine cok girmeyecegim ama su var ki, arkasinda bir sekilde ekonomik gucu olan pilotlar yavas yavas takimlarda koltuk bulmaya basladilar. Bu onlarin basarali veya basarisiz oldugunu gostermekten ziyade sporun finansal olarak nasil etkilendigini gostermektedir.


Istanbul 2011 - Tarihin en cok gecis yapilan yarisi

Bahreyn ile baslamasi planlanan sezon, arap ulkelerindeki olagan disi olaylar yuzunden bir sonraki yaris olan Melbourne ile basladi. Ilk alti yarisin besini kazanan Vettel RB7'si ile resmen kaldigi yerden, daha da iyi bir sekilde devam etti diyebiliriz. Bu zaman zarfinda anlasildi ki, sezona gercekten hazir gelen Redbull, Mclaren ve Renault aldiklari podyumlarla gostermis oldular. Ozellikle Ferrari bu ilk surecte sadece iki podyum almasi buyuk hayal kirikligi yaratti. Ayni zamanda Pirelli lastiklerinin, KERS ve DRS ile birlesmesi sonucu bu sezon ciddi anlamda gecis gorecegimizi anlamis olduk. Kisaca Alonso'nun F1 2010 Sezonunun son yarisinda yasadigi gibi sikintilarin artik bir anlamda geride kaldigini gormus olduk. 


Kanada 2011 - Tarihin en uzun yarisi

Bu ilk kisimdan neredeyse maksimum puanla ayrilan -sadece tek bir yarista Hamilton'a gecilen- Vettel'e karsi, Formula 1 izleyicileri arasinda bir antipati olusmaya baslamistiki, sahneye tarihin en uzun yarisini iki kere  en sonlara dusmesine ragmen yarisi kazanan Button cikti. Ve bu ikinci kisimdaki yarislarla beraber tum sezon surecek olan Hamilton - Massa kavgalarina/kazalarina/atismalarina baslamis olduk. Ve Hamilton'in bize Ali G'yi hatirlatan o unlu aciklamasi geldi: "Butun bunlar zenci oldugum icin mi?", tabii sonra ozur diledi ama Hamilton'in sezon icinde kotuye gidiside tetiklenmis oldu bir kere. Daha sonrasinda yine yaris galibiyetleri oldu ama hemen her yaris Massa ile bir olayi oldu diyebiliriz. Bu ikinci ceyrek yarislarinda adindan bahsetmemiz gereken Alonso var tabiki, Ferrari'nin rakiplerine oranla bir adim geride oldugu cok belli olmasina ragmen Silverstone'u kazanmasi bence Ferrari'den cok Alonso'nun basarisidir.

Sezonun ilk yarisinin sonunda Vettel hala en guclu aday olmasina ragmen, ilk alti yarisina oranla hizi biraz olsun kesilmis ve 2010 Sezonuna benzer cok cekismeli bir sezon icin yeniden umitlenmeye baslamistik ki...

Hikayenin gerisine bir sonraki yazimda devam edecegim bu yazimda devam ediyorum.


0 comments:

Yorum Gönder

 

Formula 1 © 2009. Hakan Saglam