muthis yaris button’in

Macera ve aksiyon dolu Melbourne Albert Park yarisi, takdire sayan bir karar ile risk alip yumusak kuru zemin lastiklerine en once gecen ve daha sonra da 50 tur kadar bu lastiklerle yarisi birinci olarak bitiren Jenson Button’in yeni takimi McLaren ile ilk zaferi oldu. Bize de sadece tebrik etmek duser heralde, gercekten cesur bir karardi. Bu kararin yaninda genelde sansli olan Button’in, sansi yine ona guldu ve 25. turda Sebastien Vettel’in arkasinda ikinci sirada yarisa devam ederken, Vettel’in fren problemi ile yarisi birakmasi uzerine birinci siraya oturdu.

 kubica-button-massa Kubica – Button - Massa

Robert Kubica mukemmel bir yaris ile arkasindaki iki Ferrari’yi de tutarak podyumdaki ikinci basamagi aldi. Massa ucuncu Alonso ise hemen arkalarinda dorduncu olarak yarisi bitirdiler.



alonso-opposite-direction             Alonso ters yonde

Alonso’nun yarisin basinda Button ile yasadiklari ufak temas ile olusan bu goruntu ise yarisin ilginc anlarindan bir tanesi idi. Fakat en son siraya dusmesine ragmen cok iyi bir performans ile on siralara kadar yukselmeyi basardi ve 4. oldu. Son anlarda yasanan Hamilton ve Webber kazasindan yararlanan Nico Rosberg besinci olurken Hamilton altincilik, Webber ise dokuzunculuk ile yetinmek  zorunda kaldilar.

On siralardaki muthis cekismenin ardindan iki ana strateji ortaya cikti, yumusak lastiklerle yollarina devam edenler (Button – Kubica – Massa - Alonso) ve yeni set lastikler icin tekrar pit stop (Rosberg – Hamilton - Webber) yapanlar. Ondeki dortlu ilk strateji ile basarili olmus gibi gorunuyorlar ama Webber’in Hamilton’a carptigi o kaza olmasaydi isler nasil degisirdi bilemeyiz tabiki. Bu karmasada sesiz sedasiz yine puan almayi basaran Barrichello ve Liuzzi var. En son puan ise neredeyse yaris boyunca Alguersuari’nin arkasinda kalan Michael Schumacher’e gitti.

Zaten toplam 14 pilotun finish’e ulasabildigi yarista Karun Chandhok’un 5 tur geriden de olsa yarisi tamamlayabilmesi bile guzel olsa gerek onun acisindan. Ve evet toplu sonuclarimiz boyle:

# Pilot Takim Tur Zaman Grid Puan
1 Jenson Button McLaren-Mercedes 58 1:33:36.531 4 25
2 Robert Kubica Renault 58 +12.0 secs 9 18
3 Felipe Massa Ferrari 58 +14.4 secs 5 15
4 Fernando Alonso Ferrari 58 +16.3 secs 3 12
5 Nico Rosberg Mercedes GP 58 +16.6 secs 6 10
6 Lewis Hamilton McLaren-Mercedes 58 +29.8 secs 11 8
7 Vitantonio Liuzzi Force India-Mercedes 58 +59.8 secs 13 6
8 Rubens Barrichello Williams-Cosworth 58 +60.5 secs 8 4
9 Mark Webber RBR-Renault 58 +67.3 secs 2 2
10 Michael Schumacher Mercedes GP 58 +69.3 secs 7 1
11 Jaime Alguersuari STR-Ferrari 58 +71.3 secs 17  
12 Pedro de la Rosa BMW Sauber-Ferrari 58 +74.0 secs 14  
13 Heikki Kovalainen Lotus-Cosworth 56 +2 Laps 19  
14 Karun Chandhok HRT-Cosworth 53 +5 Laps 22  
- Timo Glock Virgin-Cosworth 41 Suspension 23  
- Lucas di Grassi Virgin-Cosworth 26 Hydraulics 24  
- Sebastian Vettel RBR-Renault 25 Wheel issue 1  
- Adrian Sutil Force India-Mercedes 9 Engine 10  
- Vitaly Petrov Renault 9 Spin 18  
- Bruno Senna HRT-Cosworth 4 Hydraulics 21  
- Sebastien Buemi STR-Ferrari 0 Accident 12  
- Nico Hulkenberg Williams-Cosworth 0 Accident 15  
- Kamui Kobayashi BMW Sauber-Ferrari 0 Accident 16  
- Jarno Trulli Lotus-Cosworth 0 Hydraulics 20  

Iki hafta once Formula 1 2010 sezonunun Bayreyn’deki ilk yarisindan sonra, gerek pilotlardan gelen aciklamalarda gerekse basinda cikan haberlerde gecis yapmanin eskisinden cok zor oldugu belirtildi. Tabii olarak buda, siralama turlarini alan pilotlarin herhangi bir aksilik yasamadiklari surece en onde, alip baslarini gidebilecekleri konusunda endiselere yol acmisti. Ama bugun durum  hic de  oyle gelismedi, son zamanlarda ki en heyecanli, inanilmaz derecede hareketli ve bol gecisli bir yaris izledik. Bunda bir numarali etken olan yagmura tesekkurlerimizi iletmeden gecemeyecegim. Her yaristan once veya yaris esnasinda biraz yagsa keske :)

melbourne albert park

Pilotlarin cok sevdigi, genelde sezonun ilk yarislarina sahne olan, istatistiklere bakildiginda surekli olayli ve heyecanli gecen bir pist Albert Park. Dedigim gibi guvenlik aracinin sık sık girmesinden mutevellit surekli bir heyecanin yeniden baslamasi durumu var ki izleyiciler acisindan pek de sikayet edilen bir durum olmasa gerek. Bunun yaninda iklim kosullarina bagli olarak yagmur yagmasi kuvvetle muhtemel pistlerden olmasi heyecani bir nebze daha artiran bir ozellik olarak gorulebilir.

melbourne-albert-parkAbert Park Pisti

Onalti virajin bulundugu pist, bir cadde pisti, dolayisiyla dar alanlarin bulunmasi ve pistin yuzeyinin cok temiz olmamasi yukarida bahsettigim heyecani da beraberinde getiren bir ozellik.


melbourne-albert-park-babes

Ortalama 58 tur atilan pistin uzunlugu 5.3 km ve  en hizli tur rekoru Sebastian Vettel’in 2010 seoznundaki 1:23.919 ’luk derecesi olarak yeni kirilmis bir rekor. Pistin pit uzunlugu cok fazla olmamasina ragmen, dar olmasi nedeniyle 2010’dan itibaren buradaki hiz limitinin normalde 100 km/h yerine 60 km/h olarak degistirilmesine karar verildi.

Aslina bakilirsa 1985 yilindan beri formula 1‘e ev sahipligi yapan Avusturalya, 1995 yilina kadar Adelaide’daki pisti kullaniyordu. O zamanlarda eski yarisci, yeni girisimci Robert Bob Jane yarislari Melbourne’e tasimak icin buyuk caba harcadi. 1992 yilinda yapimina baslanan pist  daha oncesinde tamamlanmasina ragmen, diger pistle yapilan sozlesmenin bitmesini bekledi ve 1996 yilinda ilk yarisina sahne oldu. O zamandan beri yarislarin bir parti ve festival havasinda gecmesi hem pilotlarin hemde fanatiklerin cok sevdigi bir pist olmasini ve her yil buradaki yarislarin cok populer olmasini sagladi.

melbourne-albert-park Melbourne Albert Park

 
Albert Park
220 Albert Road South Melbourne
Victoria 3205 - Australia

                                     T: +61 (03) 9258 7100 F: +61 (03) 9682 0410

 
   
   

vettel yine en onde

Vettel, Bahreyn’de oldugu gibi Albert Park'ta da en hizli pilot oldu ve pol-pozisyonunu takim arkadasi ve ayni zamanda ev sahibi  Weber’in hemen onunde kapti. Bu iki RebBull RB6 ile biraz olsun ayni frekansi tutturabilen tek kisi ise Ferrari F10 pilotlarindan Alonso oldu. Digerleri ise Vettel’den neredeyse 1 saniye geriden gelebildiler.

weber-vettel-alonso Weber – Vettel - Alonso

Hiz performansi anlaminda baktigimizda RedBull cok hizli, arkalarinda ise Ferrari, McLaren ve Mercedes siralanmis durumda.  Gerci Massa bu siralamaya gore 2. cepte Alonso’nun yaninda olmasi gerekidi ama o ancak 5. cepte takim arkadasinin hemen arkasinda yer bulabildi.

Ikinci cizginin diger pilotu ise son sampiyon Button oldu, Bahreyn’de takim arkadasinin golgesinde kalmisti ama bu sefer gercekten iyi is cikardi ve 4. cepte yer buldu. Hamilton’dan ise beklenmedik bir supriz geldi; ingiliz pilot ucuncu seansa kalamadi ve yarisa 11. olarak 6. cizgiden baslayacak, onun icin isler biraz daha zor gibi. Fakat Hamilton’in arkalardan istikrarli bir sekilde yukarilara tirmandigini cok kereler izledik, bu yarista da boyle manevralar yaparsa (ki ben umitliyim) cok az gecisin oldugu ilk yarisa gore biraz daha heyecanli bir yaris izleyebiliriz. Mercedes’ler 6. ve 7. olarak siralandilar ve Schumacher bir kez daha takim arkadasi Rosberg’in arkasinda kaldi :)

Evet simdi bu ilk 4 takimin arkasindan gelen takimlar, kendi aralarinda daha ilk yaristan baslayan bir savasin icine girdiler ve sampiyonada 5. takim olabilmek icin ellerinden geleni yapiyorlar. McLaren-vari arabalariyla Force India suan icin onde gibi gorunse de, ozellikle Williams ve Renault olmak uzere Sauber ve ToroRosso da ciddi anlamda yukarilari zorlayacaklardir. Bu bahsettigim “Geriye kalanlarin en iyisi” (“best of rest”) olma savasinda ise bu sefer Williams, Barrichello ile bir adim one gecti ve bir McLaren’den bosalan yeri 8. olarak kapti. Hemen arkasinda Kubica ve Sutil gelerek ilk 10’u tamamlamis oldular.

redbull-rb6-vettel RedBull RB6’si ile Vettel

Yeni takimlar ise supriz yapmadilar ve ilk seansta hepsi elendi. Siralamalari da degismedi Lotus en onde, arkasinda Virgin ve en arkada yarislara kendini zor atan HRT geldi. Zamanla formula 1’e alismalari dileklerimle resmi siralamaya gecmek istiyorum:

# Pilot Takim

S1

S2

S3

1 Sebastian Vettel RBR-Renault 1:24.774 1:24.096 1:23.919
2 Mark Webber RBR-Renault 1:25.286 1:24.276 1:24.035
3 Fernando Alonso Ferrari 1:25.082 1:24.335 1:24.111
4 Jenson Button McLaren-Mercedes 1:24.897 1:24.531 1:24.675
5 Felipe Massa Ferrari 1:25.548 1:25.010 1:24.837
6 Nico Rosberg Mercedes Benz GP Ltd 1:24.788 1:24.788 1:24.884
7 Michael Schumacher Mercedes Benz GP Ltd 1:25.351 1:24.871 1:24.927
8 Rubens Barrichello Williams-Cosworth 1:25.702 1:25.085 1:25.217
9 Robert Kubica Renault 1:25.588 1:25.122 1:25.372
10 Adrian Sutil Force India-Mercedes 1:25.504 1:25.046 1:26.036
11 Lewis Hamilton McLaren-Mercedes 1:25.046 1:25.184  
12 Sebastien Buemi STR-Ferrari 1:26.061 1:25.638  
13 Vitantonio Liuzzi Force India-Mercedes 1:26.170 1:25.743  
14 Pedro de la Rosa BMW Sauber-Ferrari 1:26.089 1:25.747  
15 Nico Hulkenberg Williams-Cosworth 1:25.866 1:25.748  
16 Kamui Kobayashi BMW Sauber-Ferrari 1:26.251 1:25.777  
17 Jaime Alguersuari STR-Ferrari 1:26.095 1:26.089  
18 Vitaly Petrov Renault 1:26.471    
19 Heikki Kovalainen Lotus-Cosworth 1:28.797    
20 Jarno Trulli Lotus-Cosworth 1:29.111    
21 Timo Glock Virgin-Cosworth 1:29.592    
22 Lucas di Grassi Virgin-Cosworth 1:30.185    
23 Bruno Senna HRT-Cosworth 1:30.526    
24 Karun Chandhok HRT-Cosworth 1:30.613    

Ozellikel 1 – 3 – 5 – 7 – 9 – 11. siralara dikkat, bu pilotlarin hem temiz taraftan kalkiyor olmalari hemde kalkista agresif olabilmeleri yarin icin bir supriz olasiligini artiriyor bence. Bu baglamda yarinki yaris icin, ben parami birazda heyecan katmasini umit ederek Fernando Alonso’ya yatirmak istiyorum. Sonucta ucuncu sirada sessiz ama hirsli bir sekilde yarisin ilk anlarindan itibaren kazanmak icin zorlayacaktir.

ferrari bahreyn’de duble yapti

Formula 1 2010 Sezonunun ilk yarisi olan Bahreyn grand prixini, Fernando Alonso Ferrari’deki ilk yarisinda birinci gelerek tamamlarken, takim arkadasi Felipe Massa ikinci ve McLaren’den Lewis Hamilton ucuncu bitirdi. Tabi bu siralama bize sezonun geri kalani hakkinda ufak da olsa bazi fikirler verdi diyebiliriz.

alonso-massa-hamilton Massa – Alonso - Hamilton

Alonso acisindan baktigimizda, yaris tam bir zafer ile sonuclandi diyebilirim. Renault’daki kabus yillarinin ardindan, Ferrari’deki ilk yarisinda birinci olmak cok guzel olsa gerek. Hatirlayacaginiz uzere Kimi Raikkonen’de ayni sekilde Ferrari’deki ilk yarisinda birinci olmus ve o sezonu sampiyon olarak bitirmisti. Massa acisindan, takim arkadasina gecilmek hernekadar guzel olmasa da, o korkunc kaza ve sekiz aylik ayrilistan sonra podyumda olmak yeterince iyi bir basari bence.

McLaren’lerde durum Hamilton acisindan guzel gorunuyor, Vettel’i gecmek icin yakaladigi sansi iyi degerlendirdi ve podyuma cikti. Dunya sampiyonu Jenson Button acisindan durum oyle degil gibi ozellikle Mercedes’ler arkasinda kalmasiyla, ilk yarisinda yedinci olmasi, unvanini koruma acisindan baktigimizda hic de guzel bir sonuc degil ama McLaren’in sezonun icinde arabayi en hizli ve iyi gelistiren takim oldugunu hepimiz biliyoruz.

Vettel’e dondugumuzde, onun deyimi ile “Nefis Liz” baslangictan yarisin son ucete birlik bolumune kadar super ve hatasiz olmasina ragmen, son bolumlerdeki guc kaybi (nedenini eksoz problemi olarak acikladilar ama daha cok motor problemine benziyordu) onun ancak dordunculukle yetinmesine neden oldu. Ozellikle Hamilton’un arka kanadina kadar dayanmasi sirasindaki radyo konusmalari enteresandi. Vettel yapabilecegim herhangi bisey varmi diye sorarken karsidan “Negatif” yanitini almasi ve gecilmesi gercekten yarisin en dramatik anlarindan birisiydi bence. Webber ise bir anlamda siralama turlarinda yaptigi hatanin cezasini cekti ve RB6’ya gore cok daha yavas olan arabalarin arkasinda yarisi sekizinci olarak tamamladi.

ferrari-double Alonso onde, Massa arkada

Gumus oklar, sezona fena olmayan bir baslangic yaparak 5. ve 6. oldular. Rosberg’in efsane sampiyon Schumacher karsindanki istikrarli ustunlugu devam ederken, Michael’in uc yillik aradan sonra, sanki biraz daha kendini toparlamasi lazim gibi gorunuyor. Gerci cool tavirlari, “bu araba henuz yaris kazanamaz” demecleri kendine guvenini ve gelisim icin umitli oldugunu gosteriyor.

Son puanlar ise sirasiyla, bu sezon atilim yapan Force India’dan Vitantonio Liuzzi ve Williams’dan Rubens Barrichello’ya gitti. Sutil ise start aninda Kubica ile yasadigi ufak temas yuzunden gerilere dusmesine ragmen 12.lige kadar yukseldi. Ayni sekilde o temas ile gerilere dusen Renault’dan Kubica iyi bir yaris cikarmasina yaris basindaki temas yuzunden ancak 11. oldu ve puan alamadi ama Renault’un diger pilotu ise yarisi da tamamlayamadi malesef.

Orta siralarin son takimlari Toro Rosso ancak yarisi tamamlama basarisi gosterirken, Sauber her iki pilotu ile de yaris disi kaldi.

Yeni takimlara baktigimizda ise en hazir gorunen ve bu yarisi tamamlayabilen tek takim Lotus oldu. Tecrubeli pilotlari Kovalainen ve Trulli ile sirasiyla 15. ve 17. olarak yarisi tamamlayabildiler. Virgin ve HRT’de ise tum pilotlarin toplam tur adeti 40 olarak kaldi. Bu takimlarin daha cok calismalari gerektigi asikar. Hatta HRT’den Chandhok arabasiyla ilk turunu, siralama turlarinda atti ve yarista da 2. turda yarisa veda etmek zorunda kaldi :)

 

# Pilot Takim Tur Zaman Grid Puan
1 Fernando Alonso Ferrari 49 1:39:20.396 3 25
2 Felipe Massa Ferrari 49 +16.0 secs 2 18
3 Lewis Hamilton McLaren-Mercedes 49 +23.1 secs 4 15
4 Sebastian Vettel RBR-Renault 49 +38.7 secs 1 12
5 Nico Rosberg Mercedes Benz GP Ltd 49 +40.2 secs 5 10
6 Michael Schumacher Mercedes Benz GP Ltd 49 +44.1 secs 7 8
7 Jenson Button McLaren-Mercedes 49 +45.2 secs 8 6
8 Mark Webber RBR-Renault 49 +46.3 secs 6 4
9 Vitantonio Liuzzi Force India-Mercedes 49 +53.0 secs 12 2
10 Rubens Barrichello Williams-Cosworth 49 +62.4 secs 11 1
11 Robert Kubica Renault 49 +69.0 secs 9  
12 Adrian Sutil Force India-Mercedes 49 +82.9 secs 10  
13 Jaime Alguersuari STR-Ferrari 49 +92.6 secs 18  
14 Nico Hulkenberg Williams-Cosworth 48 +1 Lap 13  
15 Heikki Kovalainen Lotus-Cosworth 47 +2 Laps 21  
16 Sebastien Buemi STR-Ferrari 46 +3 Laps 15  
17 Jarno Trulli Lotus-Cosworth 46 Hydraulics 20  
- Pedro de la Rosa BMW Sauber-Ferrari 28 Hydraulics 14  
- Bruno Senna HRT-Cosworth 17 Mechanical 23  
- Timo Glock Virgin-Cosworth 16 Gearbox 19  
- Vitaly Petrov Renault 13 Suspension 17  
- Kamui Kobayashi BMW Sauber-Ferrari 11 Hydraulics 16  
- Lucas di Grassi Virgin-Cosworth 2 Hydraulics 22  
- Karun Chandhok HRT-Cosworth 1 Accident 24  

Sonuc olarak Alonso ve Ferrari acisindan mukemmel bir yaristi diyebiliriz. Evet izledigim en heycanli yaris diyemesem de sampiyonluk icin yarisan 4 buyuk takimin birbirine performans olarak yakin olmalari sezon icin umitli bakmama neden oluyor.

2010 formula 1 sezonu basliyor 3

Ilk bolumde, formula 1 2010 sezonuna genel bir bakis yapmis, daha sonra da ikinci bolumde ise formula 1 sezon takimlarini incelemistik . Bugun ise yeni takimlar ve pilotlarina gecmek istiyorum:

 

lotus

Lotus takiminin T127 ile sahnelere geri donmesi gercekten cok sevindirici bir olay, tamam “gercek” lotus takimi degil belki ama yinede Malezya menseili bu takimdan da umitliyim ben. Jarno Trulli ve Heikki Kovalainen ikilisi cok isabetli bir karar bence, cunku ne olursa olsun sonucta yeni bir takimsiniz ve tecrubeli pilotlara ihtiyaciniz var. Hernekadar Trulli’yi sevmesem de sonucta tecrubesi tartisilmaz bir pilot ve fakat onun icin bu sporun sonlari yaklasiyor zannimca. Kovalainen’e bakacak olursak, Lotus onun icin iyi bir firsat gibi gorunuyor cunku son iki yildir Lewis’in golgesinde kalmaktan baska bisey yaptigini soyleyemek zor. Kisaca demek istedigim, Lotus basarili olsun cok isterim acikcasi.

 

campos-meta

Tamamen belirsizligin ve parasizligin hakim oldugu Campos Meta 1 ‘de ne araba belli, ne baskan belli, ne pilotlar tam olarak belli yani anliyacaginiz ne desek bos sanki :) Belirlenmis tek sey benim formula 1 dunayasinda tek gectigim Aryton Senna’nin yegeni Bruno Senna nin ilk pilot olarak takim icin elinden geleni yapacagi. Diger pilotun Karun Chandhok oldugu yonunde soylentiler mevcut ama kesinlesmis bisey yok henuz. Dedigim gibi zaman azaliyor ama Campos’ta belirsizlikler bitmiyor, unutmadan arac belli olmasa da, motor Cosworth olacak, ayni Williams’taki gibi.

 

us-f1-team

Suphesiz USF1 icin artik cok gec ama belli de olmaz tabiki, takim patronlarinin YouTube’un yaraticilarindan Chad Hurley’in formula 1’e ilgisinden yararlanmalari da henuz onlar icin yeterli olmus gibi gorunmuyor. Ilk pilot Jose Maria Lopez olarak daha oncesinde belirlenmisti zaten ama ilk yarislarda olmasa da, daha sonraki yarislarda gorebiliriz belki. Diger pilot adaylari arasinda Kazuki Nakajima ve Jacques Villeneuve gibi isimler var ama bakalim neler olacak. Jacques bir sekilde takima katilirsa, daha onceki yazimda soyledigim 4 sampiyon ayni pistte sozumu, 5 sampiyon olarak degistirmem gerekebilir :)

 

virgin-racing

En azindan Virgin Racing gridde olacak orasi kesin. Kullanacaklari formula 1 araci VR-01, formula 1 tarihinde ruzgar tuneli yerine  bilgisayar destekli computational fluid dynamics (CFD) denilen bir cesit similasyon programi yardimi ile yapilmis ilk formula 1 araci olacak. Bu yeni teknolojiye cok guvenen takim, araclarini Timo Glock ve caylak pilot Lucas de Grassi emanet edecek ve artik hep beraber gorecegiz bakalim, bu yeni teknoloji o cok pahali ruzgar tunellerinin yerine gececek mi yoksa hafizalarimizdan silinip gidecek mi?

 

bmw-sauber

Ve en nihayetinde gridi, BMW Sauber ile tamamliyoruz. Her nekadar alman yapimci BMW, formula 1’den, bir turlu istedikleri basariyi elde edemedikleri icin cekilme karari almis olsa da Peter Sauber’in istegi uzerine ismini formula 1’de birakmaya karar verdi. Test pilotlugu konusunda uzman olan Pedro de la Rosa takimin birinci pilotu olurken, 2009’un sonlarina dogru ortaya cikan ve cok da begenilen Kamui Kobayashi ise ikinci pilot olarak Sauber’in basarisi icin ellerinden geleni yapacaklar. Henuz ana sponsorlari olmasa da testlerde C29 gayet hizli gorundu. Ama C29’un performansi sadece hiza bagli degil, ayni zamanda benzin yuku ve lastik kullanimi da cok onemli faktorler. Gerci bu faktorler her takim icin gecerli ama ben burda soylemek istedim.

 

Ve iste, sezonun baslamasina 5 gun kala en son durum boyle, artik bakacagiz takimlar neler yapacak. Gorecegiz hep beraber…

2010 formula 1 sezonu basliyor 2

Daha once Formula 1 2010’da nasil olacak, degisiklikler nelerdir bahsetmistim. Bugun ise takimlar ve pilotlar ile ilgili 2010 sezonu baslamadan once derin dusuncelerimi paylasmak istedim. Iste basliyoruz:

 

vodafon-mclaren-mercedes

Beklenmedik sekilde Brawn GP ile 2009 sampiyonu olan Jenson Button unvanini McLaren Mercedes ile koruma karari aldi ve Lewis Hamilton ile takim arkadasi oldu. Arlarinda buyuk cekisme olacagina hic suphe yok, ayni zamanda her iki pilotun da ingiliz ve dunya sampiyonu olmalari cekismeyi daha da renklendirecek unsurlar olarak gorulebilir. Bu iki rekabetci pilotu McLaren’in nasil idare edecegini hep birlikte gorecegiz ama 2007’de Alonso ve Hamilton arasindaki sacma duruma benzer seyler olusmaz umarim. MP4-25’e gelirsek, gecen seneki problemlerle dolu MP4-24’e gore daha iyi oldugunu soyleniyor ozellikle frenleme ve guvenilirlik acisindan cok ustun oldugu idda ediliyor. Ama tabi rakiplerine karsi durumunun ve full depo benzin ile performansinin nasil olacagi merak konusu.

 

petronas-mercedes-gp

Rakiplerden bahsetmisken, Mercedes GP takimi, devraldiklari Brawn GP’den daha fazla basari parolasi ile yola ciktilar. Tamitamina 55 yildir formula 1 dunyasinda olan Mercedes, full-alman takimi olarak, full-ingiliz takimi olan McLaren’e karsi rekabeti, onumuzdeki yil nefes kesecek. Heriki takim da Mercedes motoru olan FO-108X kullaniyorlar. Ross Brawn ve Michael Schumacher ortakliginin ne kadar basarili sonuclar dogurdugunu Ferrari yillarindan biliyoruz ama takimin kaderini Mercedes GP’nin yepyeni araci MGP - W01 belirleyecek. Test sonuclarina bakilirsa, Mercedes GP,  McLaren ve Ferrari’ye gore bir adim onde diyebiliriz. Umariz bu bir adim takima ve Nico Rosberg’e sans getirir yoksa Nico’nun takim arkadasinin golgesinde kalmasi onun gelecegi acisindan cok kritik sonuclar dogurabilir.

 

red-bull-racing

Brawn GP’nin en onemli rakibi olarak gecirdigi 2009 sezonunun ardindan, Red Bull Racing takimi, yakisikli RB6 ile bu sene cok daha iddali. Artik bir marka olan Adrian Newey tasarimina sahip RB6, aerodinamik anlamda rakiplerine gore yine cok ustun. Aslinda 2010 sezonunda tum takimlarin Red Bull’un radikal cozumlerinden etkilendigini soyleyebiliriz, ozellikle de yuksek burun ve motor kapaklari konusunda. Gecen seneki kadrosunu degistirmeden, Sebastian Vettel ve Mark Webber ile yoluna devam eden takim istikrar anlaminda da iyi yolda bence. Bu takimda da pilotlar arasinda ciddi rekabet varken, ozellike 2009’un ikinci yarisindaki performansini gozonune alinca, benim guclu sampiyonluk adaylarimdan birisinin de Vettel oldugunu soyleyebilirim.

 

scuderia-ferrari

Bu arada Ferrari ise duble sampiyon Fernando Alonso ve super hizli Felipe Massa ikilisi ile sampiyonluk arayacak. Kimi Raikkonen’in ayrilisi her ne kadar beni uzduyse de, bu ikili de gercekten heycan verici bir takim oldu diyebilirim. Ferrari F10’nun gercekten cok hizli oldugunu Valencia’daki test suruslerinde her iki pilot da gosterdi, hatta Alonso, F10’nun surdugu en iyi formula 1 araci oldugunu bile soyledi. Yalniz iki pilotun arasinin nasil olacagi biraz belirsiz sanki, “crashgate” skandali ile acikca ortaya cikti ki Massa, 2008 dunya sampiyonlugunu kismende olsa Alonso’nun sayesinde kacirmis oldu. Bu da kolay kolay unutulacak bir durum degil gibi geldi bana, siz ne dersiniz. Ama ne demisler, zaferler ancak iyi pilotlarla gelir yada ben oyle diyorum :)

 

att-williams

Gecen senenin GP2 sampiyonu Niko Hulkenberg ve formula 1 yaris veterani Rubens Barrichello ile tecrube ve gencligi birlestiren Williams, oncelikle 2004 Brezilya Grand Prixinden beri bekledikleri 114. galibiyeti kovalayacak, sonrasinda ise, 80ler ve 90lardaki eski istikrarli gunlerine geri donmek icin elinden geleni yapacak. Williams, Barrichello icin onemli firsat sayilabilir, sonucta uzun yillar boyunca ikinci adam olarak yarislar yapan birisi icin artik lider pilot olmak guzel olsa gerek. Ayni sekilde Barichello da, Williams icin onemli bir firsat cunku bu denli tecrubeli bir pilot takima ve yeni Cosworth motorlu FW32’ye cok seyler katacaktir muhakkak.

 

renault-f1-team

Renault takimi, yasadigi maddi sıkıntıları Genii Capital yatirimi ile cozerken,  bir turlu pesini birakmayan “crashgate” skandalindan ise eski DAMS GP2 takim patronu Eric Boullier’i transfer ederek kurtuldu diyelim. Benim retro yakisikli dedigim R30, yakisikli olmasina yakisikli ama testlerden anlasildigi uzere henuz rakipleri kadar hizli degil, tam olarak gelisimini tamamlamis sayilmaz. Bu durum Renault acisindan cok iyi bir tercih olarak gordugum Robert Kubica’yi olumsuz etkilemez umarim, sonucta cok buyuk heycan ve umitlerle bu takima geldigini hepimiz biliyoruz. Kubica’nin takim arkadasi Vitaly Petrov ise, Renault’unun baska bir genc yetenek denemesi olarak ilk degil belki ama formula 1’deki ilk rus pilot oldugu kesin. Ruslar ve Renault ondan cok seyler bekliyor.

 

force-india

Beklenmedik bir anda, Giancarlo Fisichella ile gelen ilk pol-pozisyonu ve podyumun ardindan, zaferin kokusunu alan Force India, bu sezon yeni VJM03 ile zaferin tadina da bakmak icin ellerinden geleni yapacaklar. Bu amac icin gecen seneki kadrosunu degistirmeyen force, Adrian Sutil ve Vitantonio Liuzzi’den daha az kaza ve daha cok istikrar bekliyorlar. Gercekci olmak gerekirse, Force India’nin bir galibiyet almasi pek de olasi gorunmuyor, takim daha cok Torro Rosso ve belki de diger yeni takimlarla yarisacak gibi.

 

scuderia-toro-rosso

2010 sezonu ile birlikte Torro Rosso, bundan boyle Red Bull teknolojilerinden yararlanamayacak artik, Minardi zamanindan beri ilk defa, Red Bull Racing takiminin bir junior’i olmaktan ziyade, kendi gelisimlerinden kendileri sorumlu olan bir formula 1 takimi olacaklar. Her nekadar durum boyle de olsa, yeni STR5 neredeyse RB6’nin ikizi gibi :) Pilotlara bakacak olursak; isimler degismedi belki ama Sebastian Buemi de, Jaime Alguersuari de, formula 1 tecrubesi olmayan caylak pilotlar degiller artik. Amaclari da oldukca basit aslinda: puan alabilmek. Eger ki alamazlarsa hem pilotlar, hem de takim uzerlerinde cok ciddi bir baski olusucagi kesin.

Formula 1 2010 sezonu ile ilgili onizlenimlerim, ozellikle yeni takimlar ve son durumlari ile ilgili olarak ucuncu yazimla devam edecek.

2010 formula 1 sezonu basliyor 1

Yepyeni bir Formula 1 sezonu daha nihayet baslamak uzere, o muthis sesleri gercekten ozlemistik artik. Yeni katilan pilotlari ve takimlari ile son yillarin en oncesinden kestirilemez sezonu olmaya aday bir yil yasayacagimizi dusunuyorum.

FIA ve FOTA tarafindan ozellikle belirtildigi uzere 2010 sezonunun bir numarali onceligi Formula 1 seyircilerinin, bu spordan daha fazla zevk almalari ve daha da fanatik olabilmeleri. Bu anlamda Formula 1 kurallarinda onemli degisiklikler ve yarisa yeni bir bakis acisi getirildi.

formula-1-2010

Bu sezon takimlar, yaris esnasinda yakit ikmali yapamayacaklar. 1993 yilindan beri gecerli olan bu kural artik degisti, baslica sebebi ise  pilotlarin siralamadaki yerlerini degistirmek icin pit-stop stratejilerine guvenmek yerine, pist ustunde rakiplerini gecmelerini saglamak. Artik yaris baslangicinda oyle kimin ne kadar agirligi var yada hangi takim hangi stratejide yarisiyor gibi kaygi ve dusuncelerimiz olmayacak. Butun takimlar full kapasite (yaklasik 160 kg) yakit ile yarisa baslayacak ve yakit azaldikca gitgide daha da hizlanacaklar. Tabi bunun yaninda pit-stoplar da isik hizi ile gerceklestirilebilecek, mesela Williams takimi 4 lastigi 3 saniye icinde degistirebilme calismalari yapmakta.

Puanlama sistemi de bu degisikliklerden nasibini aldi. 2010 Formula 1 puanlama sistemi, 2003’ten beri ilk sekiz pilotun puan aldigi sistemden, artik ilk on pilotun puan aldigi sisteme gecis yapti. Bu yeni sistemle ilgili derin dusuncelerimi zamaninda sizinle paylasmistim hatirlarsaniz.

Siralama turlari icin de bazi degisiklikler oldu tabiki de. Yine uc ayri seanstan olusuyor ve ayni sekilde son seansta 10 pilot pole-position icin yarisiyor. Bu kisma kadar bir degisiklik yok ama son seansta takimlar, yakitlarini yaris icin ayarlamak zorunda degiller, istedikleri kadar az doldurabilirler cunku yarisa her turlu full depo ile baslayacaklar. Bu durumda, artik yaris stratejisi diye bir durum kalmadi diye dusunebilirsiniz ama yaniliyorsunuz cunku pilotlar bu son seansta kullandiklari lastiklerle ertesi gun yarisa baslamak zorundalar. Buda beraberinde lastikleri siralama turlarinda iyi bir yer edinmek icin mi kullanacaklar yada yaris icin mi saklayacaklar gibi sorulari beraberinde getiriyor.

bridgestone-f1-2010-tyres Bridgestone 2010 F1 Lastikleri

Bridgestone 2010 sezonunda da lastik saglayici firma olacak. Bu kisimdaki degisiklik cok basit aslinda, takimlarin yaris haftasi boyunca kullanabilecekleri maksimum 14 set lastik sayis 11 sete dusuruldu. Ve az once de bahsettigim gibi pilotlar Q3’te kullandiklari lastiklerle yarisa baslayacaklar. Evet unutmadan eklemem gerekirse, ilk 2006’da Ferrari’nin cikardigi benim cok sevdigim on tekerlere hava girmesini engelleyen, bazen de pit-stop elemanlarina zorluklar cikaran kapakciklar yasaklandi artik :(

Cezalarda ise yine ufak bir degisiklik var. Bir pilot aldigi ceazayi 3 tur icinde cekmek zorunda iken artik 2 tur icinde cezasini cekmek zorunda. Bu durumda ceza alan pilotun kendine avantajli bir pozisyon yaratma ihtimali minimuma indirilmmis olacak.

Pilotlar ve takimlar acisindan ise 2010 sezonunun en fantastik olayi heralde hepinizin kabul edecegi uzere Michael Schumacher’in Formula 1’e geri donmesi, ben hic beklemiyordum ama Mercedes bu isi basardi, artik ne soylediler ne kadar para verdiler bilemiyorum. Ayrica cok uzun yillar sonra ayni anda 4 sampiyonu (Schumacher, Alonso, Hamilton ve Button) birden izleyebeliecegimiz 2010 sezonu insani ister istermez heycanlandiriyor. Tabi birde efsane Lotus’un geri donmesini ise unutmamak lazim, tamam o “gercek” Lotus takimi degil belki ama sezon oncesi testlerde ozellikle Virgin Racing’e gore gayet saglam ve basarili gorunduler. Ben umitliyim sahsen.

Evet kisaca, 2010 Formula 1 sezonu boyle, gorelim bakalim ne heyecanlar bizi bekliyor. Bu kadar bekleyise ici bos bir sezon olmasa bari :)

Formula 1 2010 sezonu ile ilgili onizlenimlerim, ozellikle takimlar ve son durumlari ile ilgili olarak ikinci ve ucuncu yazilarimla devam edecek.

 

Formula 1 © 2009. Hakan Saglam